Koku bozukluğu, koku kaybı, koku halüsinasyonu, kokuya dair her şey.
Anosmi, parosmi, fantosmi, hiposmi...
Kovid sonrası parosmim nasıl başladı?
PAROSMİ NASIL BAŞLAR?
- Genelde kovid süresince önce tat koku kaybı olur. Aradan belli bir zaman geçtikten sonra (Bu süre genelde üç aydır. Ancak daha uzun ya da kısa olabilir. Süresine takılmamak lazım. Standart bir zaman dilimi yok) tat koku gelir ancak gelen tat ve kokular aşina olduğumuz gerçek koku ve tatlar değildir. Bazılarında anosmi süresi 1 yıl hatta 2 yıl bile sürebiliyor. 1-2 yıl anosmi süreci yaşadıktan sonra parosmi olanlar da var.
- Bir sabah uyanırsın kahvaltıda yumurta çürük soğan gibi kokmaya başlar. Bir su içersin arkasından yediğin yiyeceklerin tadı bozulmaya başlar. Bir kahve içersin yanık lastik gibi bir koku alırsın, sonrasında ne yesen tadı değişmiştir vs. Sen parosmi olacaksındır, bunlar tesadüfen parosmi öncesi yaşananlardır.
PAROSMİ İLE BİRLİKTE FANTOSMİ OLDUM
Yediğin yiyeceklerin tadı ve kokusu gerçek tat koku değildir. Bunun adı parosmidir. (Gerçek tat koku yani herkesin aşina olduğu bildiğimiz tat ve kokular)
Bir de sadece ortamda var olmayan kokular alma durumu vardır ki bunun adı fantosmidir.
* Duman kokusu alıyorum.
* Camı açtığımda yanık lastik kokusu geliyor.
* İçimden sürekli değişik bir koku geliyor, o koku burnumdan gitmiyor.
* Tarif edemediğim iğrenç bir koku var, dışarı çıktığımda sürekli o kokuyu alıyorum.
Fantosmi örnekleri bunlarla sınırlı değildir, arttırılabilir.
Ben bazı yiyeceklerin kokusunu ve tadını hiç almıyorum. Bazı yiyeceklerin de tat kokusunu alıyorum ancak çok az alıyorum.
Koku ve tatları hiç almıyorsan anosmi, gerçek koku ve tatları olduğundan az alıyorsan hiposmi diyorlar. Anosmi ve hiposmi bir arada diyebiliriz. Ben burda 2000 takipçi, yüzlerce doktor ve internetten öğrendiğim bilgiler ışığında bunları yazıyorum. Doktor değilim. Yüzeysel de olsa bir şeyler bilinsin, fikir sahibi olunsun istiyorum. Kendi yaşadığım süreci anlatıyorum. Söylediklerim kimseye tavsiye niteliğinde değildir. Hiçbir takviyeyi kafanıza göre kullanmayınız. Detaylı tetkik, araştırma ve bilgi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
NASIL PAROSMİ OLDUM?
Ekim 2020'de babamın kovid test sonucu pozitif geldi ancak ben testten 5 gün önce babamla bir arada olduğum için bulaş olduğunu düşünmüyordum. Hiçbir belirti de göstermediğim için kovid olmadığıma emindim. Kovid süresince hiçbir belirtim olmadığı gibi tat koku kaybım da olmadı ancak iştahımda ciddi anlamda bir artış oldu. Her şeyin tadı ve kokusu olduğundan kat be kat daha güzel geliyordu ve ben yemek yemeye doymuyordum. Mesela yumurta o kadar lezzetliydi ki pazardaki satıcıya sattığı yumurtaların kalitesi adına teşekkür etmiştim. Zeytinyağı harikaydı, bardak bardak içsem doymam gibi geliyordu. (Anlamsız bir iştah artışı vardı.)
Bu olaydan 1.5 ay sonra bir gece yanık kokusuna uyandım. Ev yanıyor gibiydi ancak görünürde herhangi bir yangın da yoktu, yatıp uyudum. Sabah ağzımda değişik bir tatla uyandım, dilim bembeyazdı ve eski iştahım yoktu. Kovid tat koku kaybı yapıyorsa tat koku bozukluğu da yapabilir. "Şayet delirmediysem kesin kovid geçirdim, hasar kaldı" diye düşündüm ve antikor testi verdim. Sonuç 41.58 pozitif evet kovid geçirmiştim.
Hastalıktan birkaç ay sonra hastalığımın adının "parosmi" olduğunu Twitter'da Prof. Dr. Güner Sönmez'den öğrendim. O dönemde en büyük manevi destekçilerim Prof. Dr. Güner Sönmez, Doç. Dr. Hakan Elmas ve Doç. Dr. Tutku Taşkınoğlu idi. Bana koku egzersizlerini bu üç doktor, üç melek kalpli insan önermişti.
O sabah kahvaltıda yumurta yiyemedim, tadı çok kötüydü. Yumurta yemeye çalıştıkça sürekli kusma isteği geliyordu. Mutfağa girdiğimde kahveden yanık lastik kokusu geliyordu. her şey sanki çürük soğan gibi kokuyordu, iğrençti. İlk bir buçuk ay yiyeceklerin kötü kokusu ve tadı dışında etrafta var olmayan kokular da almaya başladım. Temiz, mis gibi içimize çektiğimiz havanın kokusu iğrençti. Her yer kötü kokuyordu hatta içimden bile dalga dalga o kötü koku geliyor gibiydi. Dilimin üstü bembeyazdı ve ağzımda garip bir tat vardı. Ne o beyazlık ne de o tat ne yaparsam yapayım, geçmiyordu.
Kendimi hiç aç hissetmiyordum hatta öğle yediğim birkaç şey beni o kadar tok hissettiriyordu ki akşam sanki çok yemek yemişim gibi hazmetmek için bir demlik çay içiyordum. Ciddi anlamda iştahsızdım. Ortamda olmayan değişik küf tarzı kokular alıyordum. Çamaşır makinesinden çıkardığım temiz çamaşırlar aşırı kötü kokuyordu.
Birkaç örnek vermek gerekirse:
- Yumurtanın sarısı daha yenilebilir iken yumurtanın akı metalimsi bazen plastik gibi kokuyordu ve beyazı asla yenecek gibi değildi.
- Kahve, yanık lastik gibi kötü kokuyordu.
- Karpuz ve salatalıktan benzin gibi keskin kötü bir koku geliyordu.
- Sirke, nemli bez gibi kokuyordu.
- Köfte, sanki ölmüş bir hayvanın etini yiyormuş hissi uyandırıyordu.
- Biber, bulaşık deterjanı gibi kokuyordu.
- Zeytinyağı ve siyah zeytinde tarif edemeyeceğim benzin tarzı bir koku vardı.
- Limon bazen gerçek tadında bazen bozulmuş, küf tutmuş gibiydi. Yoğurt da öyle.
- Soğan... Parosmi hastalığının simgesi kesinlikle soğan ve yumurta olmalı. Soğanın evde olmasına bile tahammülüm yoktu. Soğan, leş gibi kokuyordu. Sarımsak da soğandan farklı değildi.
- Kavrulmuş kuruyemişler, leblebi, nohut hepsi aynı şekilde mide bulandırıcıydı.
- Çikolata ve bisküvide nahoş bir koku vardı.
Etrafta sürekli değişik bir koku vardı.
Sanki bir el burnumdan içeri o havayı basıyordu. o süreçte kısa bir süre de olsa ciddi anlamda unutkanlık yaşadım. Yiyebildiğim yiyecekler sadece makarna ve kısırdı. Soğansız, ayçiçek yağlı, nar ekşili, marullu bir kısır şayet adına kısır denebilirse tabi. Bir buçuk ay sonra etrafta var olmayan kokuları alma hastalığım (fantosmi) geçti ancak yiyeceklerin hala kokusu ve tadı farklıydı (parosmi)
Fantosmi olduğu zamanlarda dilimin üstü bembeyazdı ve ağzımda garip bir tat vardı. Her sabah uyandığımda önce dilimi fırçalıyordum, sonra dilimin üstünde karanfil gezdiriyordum. (Karanfil gerçek koku ve tadındaydı) bazen de yaş zencefil çiğniyordum yeter ki o lanet olası beyazlığın getirdiği iğrenç tat azalsındı. Bunun için verilen her tavsiyeye açıktım. Günlük bu rutinimi yaptıktan sonra kahvaltıya geçiyordum.
PAROSMİ KAHVALTI MENÜM
Bir kaşık soğuk sıkım hindistan cevizi yağı, iki üç adet brezilya cevizi, birkaç tane çiğ badem ve bir parça beyaz peynir. Bazen birkaç kaşık organik nar ekşisi içiyordum ya da sabahları bir tane bütün nar tüketiyordum. Bunlar gerçek kokusunda ve tadında olan nadir yiyeceklerdendi.
Tahlil yaptırdıktan sonra birkaç aya yayarak ve tabi ki doktora danışarak vücudum için uygun dozda (bir anda değil) vitaminler kullandım.
Aynı zamanda udi hindi yağı, ginseng, çörek otu yağı, kekik yağı vb. yağlar da tükettim.
Şubat ortası gibi alerjik rinit oldum. Zaten o sürede zor yutkunma, boğazda kaşıntı, kaburga altında ağrılar, diş eti ağrısı gibi ağrılarım da vardı. O ara alerjik rinit oldum.
alerjik rinit için kullandığım kortizonlu sprey ve ilaçlar parosmime çare olmadı. Burnum aksa iyileşirim gibi bir inanca sahiptim ancak hastalandıktan sonra bunun böyle bir şey olmadığını anladım. O dönemde kullandığım oral probiyotik ve boğaz pastillerinin sadece boğazıma iyi geldiğini fark ettim. Zor yutkunmam geçmişti.
2021 şubat ayında lavanta, okaliptus, kekik, karanfil ve limon yağları ile koku egzersizine başladım.
Günde iki defa koku egzersizi yapıyordum. Çünkü her yerde bu hastalığın tedavi şekli olarak koku egzersizleri yazıyordu ve egzersiz yapılacak kokular diye belirtilen kokular da bunlardı. Limon yağı bazen o kadar kötü kokuyordu ki neden kötü kokmasına rağmen bu yağla egzersiz yaptığımı düşünmüyor değildim ancak bu soruya sorduğum doktorlardan yanıt alamıyordum.
Aynı zamanda eve buhurdanlık da aldım.
Nosemix'i dışarı çıkarken burun kenarlarına sürüyordum, maske de taktığım için tüm gün nosemix kokusunu burnumda hissediyordum. Bana psikolojik olarak kendimi iyi hissettiriyordu ancak parosmiye karşı etkili olduğunu söyleyemem.
Mart ayında, sinüs rinse kit kabıyla bir çay kaşığı kadar bazen tuzla bazen karbonatla sabah ve akşam burnumu yıkadım. Ayrıca karbonatla gargara da yaptım.
Ramazan süresince (nisan ayı) kendime yeni denemelik ürünler aldım.
Burnum için masaj aleti aldım, saf ozon yağı, fesleğen, yasemin, nane, çay ağacı yağı aldım (en iyisi olsun diye bu 4 yağa 300 tl ödedim.) Çünkü pahalı olması yağın çok kaliteli olduğu anlamına geliyordu. Ben öyle zannediyordum.
A vitaminli burun damlası öneriliyor diye a vitaminli burun damlası aldım, kullandım. Almanya'da a vitaminli burun damlası olarak colda stop nasal oil kullananlar vardı. Türkiye'de bunun muadili olarak iki damla vardı.
Ben onlardan birini aldım. İlk zamanlar işe yarıyor gibiydi ancak daha sonra etkisini hissetmedim. Bir süre a vitamini kapsülleri içmeye başladım ancak o da fayda etmeyince bıraktım. A vitaminli burun damlası kullananlardan fayda görenler olduğunu duydum bana da iyi geldi ancak beni yüzde yüz iyileştirmedi.
Çörek otu, udi hindi yağı ve birkaç şey daha... Yukarıda anlattığım, uyguladığım hiçbir şey parosmimi geçirmedi.
İletişim adresleri olan Türkiye ve dünyadaki KBB doktorlarından yardım talep ettim ancak genellikle 'hastalığın tedavisi olmadığı' yanıtını aldım. O süreçte burnumda ağrı ve kuruluk çok olduğu için doktor önerisiyle greyfurt ekstreli burun spreyi kullandım. Bazen de burnumu nemlendirmesi için a vitaminli burun damlası ya da bir çay kaşığının yarısından az hindistan cevizi yağı kullandım. Çünkü bu dönemde burunda mukus oluşmadı. Burnumun içi hep kupkuru ve tertemizdi.
Okuduğum birkaç kaynak sorunun nörolojik olduğunu, sıkıntının söylenenin tam aksine burunda değil beyindeki tat koku merkezinden kaynakladığını yazıyordu. Parosmimin 5.ayında sosyal medyada 4 aylık parosmi hastası bir kadının bir nörolog adı verdiğini gördüm. İlk defa birisi doktor tedavisi ile yüzde yüz iyileştiğini söylüyordu. Daha önce de yüzde yüz iyileştiğini söyleyenler olmuştu ancak bu kişiler birkaç ay sonra tekrar kötü koku ve kötü tatların geri geldiğini yazıyorlardı. Birkaç ay daha düşünmeye karar verdim. Çünkü iyiye doğru gidiyordum yani öyle hissediyodum ancak bir süre sonra bir günümün bir günümü tutmadığını fark ettim. Bir gün iyiysem ertesi gün kötüydüm. O gün sabaha kadar ağladım. Kendimi bir bataklığa saplanmış gibi hissediyordum. Sabahına tedavi ettiği söylenen doktora aklımda yüz soru işaretiyle gittim ancak diğer arkadaşlar gibi hastalığın kendiliğinden geçmesini bekleyecek kadar gücümün kalmadığını hissettiğim için tedaviye başladım.
Burada alerjik rinitten ayrıca bahsetmek istiyorum.
ALERJİK RİNİT VE KOKU BOZUKLUĞU
Bu konuda Prof. Dr. Aytuğ ALTUNDAĞ kendi sitesinde (www.aytugaltundag.com) durumu şu şekilde açıklıyor:
" Alerjik rinitli hastalarda burun tıkanıklığı, burun kaşıntısı, burun akıntısı, hapşırma gibi şikayetlerin yanısıra koku alma bozukluğu da görülür. Koku almadaki azalma hem algı azalması ile ilgili hem de koku alanının bölgesinde oluşan aşırı salgı artışı ile ilgilidir."
TEDAVİ SÜRECİ
Bu hastalığın onaylanmış kesin bir tedavisi yokken ben hangi tedaviden bahsediyorum?
Şöyle açıklayayım. Daha önce koku hastalıklarına iyi geldiği tespit edilen bazı vitaminler, takviyeler ve ilaçlar var. Bunlar hakkında yayımlanmış bilimsel çalışmalar var. Ancak bunlar bazı kişilere iyi gelirken bazılarına iyi gelmediği için bu hastalığın kesin herkes için aynı etkiyi doğuran bir tedavi şekli yok demek isteniyor. Örneğin grip olan herkese aynı etken maddeye sahip ilaçlar verilir ve herkeste iyileşme beklenir ancak koku hastalıklarında böyle bir durum yoktur. Hem tedavi süresi daha uzundur hem de her ilaç her takviye herkeste aynı etkiyi yaratmaz. Tedavi denemek isteyenler de koku hastalıkları konusunda uzman birini tercih ederler ve iyileşene kadar kendilerine iyi gelecek takviyeyi/ilacı doktor kontrolünde bulmaya çalışırlar. Yoksa hiçbir doktor şapkadan tavşan çıkarmaz. Ayrıca bu tedavi süreci uzun ve meşakkatli olduğu için çoğu doktor bu topa girmek istemez. O yüzden koku hastalıklarıyla ilgilenen doktor sayısı bir elin parmağını geçmez. Aytuğ ALTUNDAĞ ve Beyza Deniz BAYAR artık bu konuda en bilinen iki doktordur. Ancak sadece ikisi değil bu hastalıkla ilgilenen başka doktorlar da var.
KENDİ TEDAVİ SÜRECİM
Benim tedavim 2 ay sonunda yanıt verdi. 8 aylık parosmi sonucunda iyileştim.
Bu süreçte gittiğim doktorun adı Nörolog Beyza Deniz BAYAR'dı. Hastalık hakkında söylediklerini de aktarmak istiyorum.
- Kahve, baharat gibi keskin kokuların asla koklanmaması gerektiğini ondan öğrendim.
- Herkese koku egzersizi için sabit dört tane yağı önermiyordu. Koku egzersizinde önemli olan seçtiğiniz yağın sizin için gerçek kokusunda olmasıydı. Eğer bir yağ gerçek kokusunda değilse onu koklamamak gerekiyordu.
- Öncelikle övüne övüne pahalıya aldığım yağların hepsini eledi. Çünkü onlar gerçek kokusunda değildiler. Nane yağı nane gibi kokmuyordu. Ya da yabancı parosmi sayfalarında görüp aldığım çay ağacı yağını koklamak anlamsızdı. Çünkü parosmi olmadan önce çay ağacı yağının nasıl koktuğunu bilmiyordum.
- Öncelikle benim için gerçek kokusunda olan 4 yağ belirledik. Bunlar: Lavanta, okaliptus, limon ve karanfildi.
KOKU TERAPİSİ
- Koku terapisi şu şekilde yapılacaktı:
Lavanta yağı üzerinden örnek vermek gerekirse: Önce gözler kapalı bir şekilde lavanta yağını kokluyoruz. Koklama işi bitince yine gözleri açmadan lavanta bitkisini hafızamızda canlandırmaya çalışıyoruz ve bu işlemi sadece lavanta yağı için 20 kez yapıyoruz. 2 dk ara verdikten sonra aynı şekilde diğer yağı koklamaya ve aynı şekilde hayal etmeye geçiyoruz.
- Beyza hanıma göre koku egzersizinde dört yağdan fazla yağ kullanılmamalı. Beynin dört yağdan fazla yağı algılayamayacağını hatta parfüm almaya gittiğimizde bile dört kokudan sonra koklamaya ara verip kahve koklattığını söyledi.
- Kendi deneyimime göre söylemem gerekirse, Beyza hanıma gitmeden evvel on adet yağ ile koku egzersizi yapıyordum ancak egzersizin yarısına geldiğimde kafam kazan gibi oluyordu. Baş ağrısı ve kokuya odaklanamama gibi sorunlar yaşıyordum.
Neyse.
TEDAVİ SÜRECİ AŞAMALARI
- Bu süreçte önce beyin için mr ve eeg çekildi. Mr ve eeg'de sorun yoktu. Ancak doktora göre bu durum sorun olmadığı anlamına gelmezdi. Sorun hücresel düzeyde olduğu için bu durum mr ve eeg'de görüntülenemiyordu. İlk randevumda mr ve eeg görüntülerim temiz çıktıktan sonra bana bazı takviyeler ile bir adet ilaç verdi. İlaçları bir ay kullandım.
- Bir ay sonra adeta mahvolmuştum. Kötü kokular ve kötü tatlar adeta tavan yapmıştı. Eskiden koku hassasiyetim olduğu için mutfaktayken poşet içindeki salatalığın kokusunu alırdım (Gerçek kokusu değil tabi ki, salatalık benzin gibi kokuyordu)
Ancak bir aylık tedaviden sonra kötü kokular arttığı için o kötü salatalık kokusunu koridordan bile alır hale gelmiştim. Aşırı rahatsız edici bir durumla karşı karşıyaydım.
- İkinci randevumu online olarak gerçekleştirdim. Doktor, bu durumun iyiye işaret olduğundan bahsetti.
Tedavi kısmına da ayrıca değinmek istiyorum. İyileştikten sonra süreci diğer KBB ve nöroloji doktorlarıyla paylaştım. Onların da kullandığım ilaçlar hakkında yorumlarını merak ettim. Merak... Aralık 2020'den beri yerli ve yabancı pek çok doktorla kurduğum iletişim, hastalık hakkında izlediğim videolar, araştırdığım makaleler ve iletişime geçtiğim yüzlerce parosmi hastasının bu süreçte edindiği tecrübeleri dinlemek...
Benim tüm olayım meraktan ibaret. Bu yazıyı yazarken bile diğer parosmi hastalarının durumunu eğer iyileştilerse nasıl iyileştiklerini merak ederek yazıyorum.
En son iyileşme sürecim hakkında doktorlara danıştım diyordum.
Bazısı, 'evet bu hastalığın tedavisinde bunlar kullanılıyor. Tedavi doğru' dedi. Bazısı 'ilaç kullanımını önermiyorum çünkü parosminin tedavisi yok" dedi. Bazısı "parosmi ne demek?" diye sordu. Bazı nörologlar "Bu nörolojinin ilgi alanına girmiyor, buna KBB doktorları bakıyor" dedi. Bazı KBB doktorları "Bu KBB'nin ilgi alanına girmiyor. Buna nörologlar bakıyor" dedi.
O yüzden ben kimseye 'Benim tedavim doğruydu. Ben iyileştim. Siz de kesinlikle iyileşirsiniz' diyemem ya da "Oturun evinizde, kendiliğinizden iyileşmeyi bekleyin" de diyemem. Ben kendi iyileşme sürecimi anlatıyorum. Siz kendi tercihinizi kendi araştırmalarınız sonucunda yaparsınız. Bazısı hiç ilaç kullanmamış "9.ayda iyileştim" diyor. Bazısı "Hiç ilaç kullanmadım 1.5 yıldır bu haldeyim. Hiçbir ilerleme yok" diyor. Doktorlar ne diyor? Onların da bizden bir farkı yok esasen, bu konuda görüş birliği yok.
O yüzden herkes kendi yolunu kendi çizecek.
Şubat 2021'de "@parozmi" adında bir twitter hesabı açtım. Amacım, yalnız olmadığımı bilmekti. Hem kendi tecrübelerimi hem bana aktarılan tecrübeleri paylaştım. Hem de gerek özelde gerek devlet hastanesinde parosmi hakkında bilgi sahibi olan ve hastalığın tedavisini gerçekleştirdiğini söyleyen doktorların isimlerini aktardım. Parosminin kanıtlanmış elbette ki standart bir tedavisi yok ancak iyileşme sürecini hızlandıran gerek beyza hanım gerekse Derya ULUDUZ gibi nörologların tavsiye ettiği birtakım takviyeler var. Kaldı ki bu takviyelerle ilgili yapılan bilimsel çalışmalar da var. Alfa lipoik asit, ginkgo biloba gibi.
Bunlar üç beş günde mucize yaratmayan takviyelerdir. En az 2 ay düzenli kullanmak gerekir.
Bu konudaki çalışmalara en sonda yer verilecektir.
Evet kendi ter kokunuz, başkalarının ter kokusu size iğrenç kokabilir. Hatta idrar kokusu bile dayanılmaz bir hal alabilir. Ortamda olmayan kokular alabilirsiniz. Bunların hepsi normal, siz delirmediniz. Yalnız da değilsiniz. Bu yazıyı yazıyorum ki yarın bir gün parosmi olduğunuzda size inanmayan ailenize, arkadaşlarınıza hatta doktorunuza gösterebilin diye.
Tedavinin ilk günü Beyza Hoca bana şunları demişti:
1) Koku egzersizi yaptığın yağlar dışında hiçbir şeyi özellikle koklama. Ben bunu yapmadığımda kendimde bir rahatlık hissetmiştim. Çünkü o zamana kadar her şeyi koklayıp 'off bu da kötü' "ay bu berbatttt" diye sürekli isyan ediyordum. Koklamayı bıraktığımda aslında her şeyi koklaya koklaya kendimi yorduğumu fark ettim. Ter kokum yine bozuktu, burnuma da bozuk kokusu geliyordu ama ben özellikle tenime odaklanıp koklamaya çalışmıyordum. Odaklanarak koklama işlemini sadece koku terapisi yaparken gerçekleştiriyordum.
2) Birkaç yiyecek düzeldiğinde 'acaba şu da düzeldi mi?' "bunun tadı eskisi gibi mi?" diyerek her şeyi bir anda denemeye kalkışmamam gerektiğini söylemişti. Her şeyi düzelmiş mi diye bir anda kontrol etmeye kalkışırsam şayet hastalıkta başa sarabileceğimi ifade etmişti.
Mesela taze fasulyenin tadı düzeldiğinde 'acaba soğan da düzeldi mi?' diye soğanı koklamamak gerekiyor. Hatta bence soğan, tavuk, yumurta, sarımsak ve biber bunlar en dikkat edilmesi gereken besinler.
Bunlar diğer gıdalara göre daha zor düzeliyorlar . O yüzden iyileşme sürecinde baya bir yol alana kadar bunların tadına ve kokusuna bakmamak daha sağlıklı olabiliyor. Diğer türlü parosmi hastası için leş gibi olan soğanın kokusu moral bozucu olabileceği için insan 'asla iyileşemeyeceğim' diye düşünüp başa sarabiliyor.
Mesela bu süreçte yemeklerinizi soğan doğramadan yaparsanız daha rahat edersiniz.
Bir arkadaşımız bu düzelip de başa dönme olayını Beyza hocaya sormuştu. Beyza Hanım ona "Çok aceleci davranmamak lazım. Beyni bir çan eğrisi gibi düşünün. Düzelince hemen 'o da düzeldi mi bu da düzeldi mi?' diye her şeyi hemen denemeyin. Biraz beynin alışmasına zaman verin. Yoksa başa dönersiniz" dediğini söylemişti.
Sabırlı olmak lazım.
BİR SABAH UYANINCA HER ŞEY DÜZELECEK Mİ? YOKSA YAVAŞ YAVAŞ ZAMANLA MI DÜZELECEK? İYİLEŞENLER NASIL İYİLEŞMİŞ?
Şu ana kadar iyileşenlerden 'bir sabah uyandım, parosmim sona ermiş, her şey gerçek tat ve kokusuna geri dönmüştü' diyen yok.
İyileşme dediğimiz olay bir süreçten ibaret ve yavaş yavaş gerçekleşiyor. Bu zamana kadar iyileşenlerden de hep benzer cümleler geliyor:
" Önce yiyeceklerdeki kötü koku ve tatlar dayanılmaz hale geldi. Sonrasında zamanla kötü kokuların şiddetinde azalma oldu. (Mesela kokusuna asla tahammül edemediğim soğanın yine bozuk koktuğunu ancak eskisi kadar tahammül edilemez olduğunu gördüm)
Bu aşamadan sonra bazı yiyeceklerin gerçek tadına ve kokusuna döndüğünü, bazı yiyeceklerin de bazen gerçek bazen bozuk tadını alabildiğimi fark ettim. Belli bir zamandan sonra gerçek koku ve tatlar baskın hale geldi. Bu durum hemen hemen her yiyecek için başka bir zamanda gerçekleşti. En son tüm yiyecekler gerçek koku ve tadına döndü ve tamamen iyileşmiştim."
Bazı kişilerde gıdalardaki kötü koku ve tat geçmesine rağmen parfüm, deterjan, sabun vs. düzelme daha geç olabiliyor ya da tam tersi.
Kişiden kişiye göre değişiyor. Herkesin süreci birbirinden farklı ancak şunu biliyoruz ki parosmiden bir günde kurtulmak zor ama parosmiden kurtulmak imkansız değil. "Bu hastalık kalıcı, asla iyileşemeyeceğim" diye hem kendimizi hem çevremizi mutsuz etmemeliyiz. Tedaviyle de kendiliğinden de iyileşenler var ve bu insanların kimseye yalan borcu yok.
KOVİD SONRASI AŞILAR VE KOKU BOZUKLUĞU
Biontech özelinde söylemek gerekirse, aşı da herkeste aynı etkiyi göstermedi.
- Bazıları aşıdan sonra iyileşme sürecine girdi.
- Bazılarında koku bozukluğu sorunu yokken aşı sonrası parosmi/anosmi oldular.
- Bazılarında ilk iki dozda sorun yoktu ancak üçüncü dozda parosmi/anosmi oldular.
Doktorlar bu durumu 'bağışıklık sisteminin yanıtı' olarak ifade etmişlerdi ancak "biontech koku bozukluğu yapar mı?" sorusunun cevabı yok. Bu konuda konuşabilmek için bilimsel bir çalışma yapılması lazım.
Kovid geçirdikten ne kadar süre sonra parosmi olunur?
Genellikle süreç şu şekilde ilerler:
- kovid iken tat koku kaybın olur, bazen bir iki gün bazen birkaç ay sonra tat koku duyun geri gelir. Bazılarında gerçek koku ve tat geri geldikten 3-4 ay sonra parosmi başlar.
- Bazılarında tat koku kaybı yaşandıktan sonra gelen tat ve kokular bozuk gelir.
- Bazıları benim gibi kovid geçirdiğine bile inanmaz. Hiçbir belirtisi olmamıştır. Bir sabah uyandıklarında her şeyin tadı ve kokusu değişiktir.
Ben hiç anosmi yaşamadım. Kovid sürecinde dahi tat ve koku kaybım olmadı ancak ben istisnayım. Çoğunluk önce anosmi daha sonra parosmi oluyor. Ben yaklaşık beş yıldır ekmek tüketmeyen, şekeri de yok denecek kadar az tüketen biriyim. Beş yıldır da düzenli doktora gidip, vitamin değerlerini kontrol ettiren ve ona göre takviye alan, her gün yürüyüş yapan biriyim. 2020 yılı temmuz ayında iyileştiğimde zannetim ki 'herkes benim gibi çabuk iyileşecek'. Ancak öyle bir durum olmadı. Bazıları benim gibi çabuk iyileşirken bazıları 1 yıl tedavi görmesine rağmen iyileşemedi. Hızlı iyileşmemde genel olarak parosmi öncesinde de sağlığıma dikkat etmem mi etkili oldu yoksa başka bir durum mu vardı? Bilemiyorum. Ancak benim sürecim böyleydi.
Nöral terapi doktoru Ahmet MAHLİ, kovid sonrası koku bozukluğu yaşayan KBB ve nörolog tedavisine rağmen iyileşmeyen hastalarda nöral terapinin etkili olduğunu söyledi. Kendisinden 10 seansa yakın nöral terapi gören ve iyileşen bir arkadaşımız da var.
1 HAFTADIR PAROSMİYİM. PAROSMİ OLDUĞUMU ERKEN FARK ETMEMİN TEDAVİDE ETKİSİ OLUR MU?
2020 yılında ilk kovid sonrası parosmi hastaları olarak, bize hep 'tedavi için geç kalmayın' dendi ancak biz hastalığımızın adını, tedavisini gerçekleştiren doktorların kimler olduğunu, doktora gitmemiz gerektiğini parosmi olduktan 4-5 ay sonra anladığımız tedavi için geç kaldığımızı düşünmüştük. Tedavi için geç kaldığımız için de 'şu saatten sonra doktora gitmemize gerek yok, geç kaldık' düşüncesiyle doktora gitmedik. Zaten o süreçte doktora gidenlere gittikleri doktorlar 'parosmi ne?' , 'o hastalığın tedavisi yok', 'sana bir tane burun spreyi yazalım' , 'sana multivitamin yazayım' deyip eve yolladıkları için tedaviye de inancımız kalmamıştı.
Ancak ben doktora gittiğimde parosminin 6.ayındaydım ve tedavi ile iyileştim. Bir arkadaş 15 aydır parosmiydi. Manavgat Devlet Hastanesi'nde Ekim Arslan'ın kendisine verdiği takviyeler sayesinde iyileşmeye başladı.
Başka bir arkadaş 14.ayına girdiğinde Aytuğ Altundağ'a gitti. 14.ayın sonunda 'çürük balık' kokusunu çok güzel bir koku gibi algılayacak kadar kötü durumdayken gördüğü tedavi sonucu şu an iyileşme sürecine girdi.
Yani biz parosmi hastaları olarak hiçbir zaman tedaviye geç kalınmadığını tecrübe ettik.
Bir de parosminin ilk zamanları doktora gidenler var. Mesela bir hasta Ayşe Öznur AKİDİL ile tedavi görmeye başladı. Şu an soğan ve tavukta azıcık kötü koku kaldığından bahsediyor, o da iyileşme sürecinde.
Soğan ve tavuk?
Genellikle parosmi hastaları için tavuk ve soğan en kötüsüdür ve parosminin ilk 3-4 ayı evde masanın üstünde duran soğan poşetine bile tahammülleri yoktur. Hal böyleyken parosminin ilk zamanları doktora gitmek daha mantıklı geliyor.
Peki bu her zaman böyle midir?
Parosminin ilk zamanı doktora gidersem kesin iyileşir miyim?
Parosminin ilk zamanları doktora gidip tedavi gören sadece bir kişi var o da bu bahsettiğim kişi olduğu için bu konuda bir çıkarım yapmak mümkün değil. Kaldı ki parosmi süreci herkes için farklı olduğundan tedavi için de kesin konuşmak doğru olmayacaktır.
Bir de şöyle bir durum var: Tedavi görenler, kendi tedavi süreçlerini paylaşmıyorlar. O yüzden tedavi şekilleri ve başarı oranı muamma. Ancak şunu biliyoruz ki tedaviyle iyileşen de var iyileşmeyen de var. Tedaviye başlamadan iyileşip iyileşmeyeceğiniz belli değil. Kaldı ki her tedavi herkeste işe yaramıyor. Bir arkadaşımız KBB ve nörolojide tedavi görmüş, akupunktur denemiş ancak hiçbir yiyecekte düzelme olmayınca nöral terapi için Ankara'da Ahmet MAHLİ'ye gitmişti ve nöral terapi ile iyileşebilmişti.
PAROSMİNİN İLK 3 AYI İLE 1.YILI SONUNDA NE GİBİ FARKLILIKLAR OLUR?
Parosmi rahatsızlığı için tecrübelerden yola çıkarak şöyle bir sıralama yaptım ama tabi ki bu çoğu kişi için böyle olsa da istisnalar elbette var. Onlara da değineceğim.
İLK 3 AY
Soğan ve yumurta tahammül edilmesi mümkün olmayan iki gıdadır. Soğan kokusunu aldığınızda kusasınız gelir. O evde bir önce soğanlı bir yemek pişse dahi siz ertesi gün eve girdiğinizde o soğan kokusunu alırsınız. Kokuya karşı oldukça hassassınızdır ve çok daha keskin koku almaya başlarsınız.
Ben parosmiyken salatalığın kokusu ve tadı iğrençti. Salatalık poşeti tezgahın üstünde dursa dahi ben o salatalığın bozuk kokusunu diğer odadan alabiliyordum. Bilmem anlatabildim mi?
Bazı parosmi hastalarında da hem parosmi hem anosmi durumu görülebilmektedir.
Yani bazı yiyeceklerin kokusunu ve tadını hiç almazken, bazı gıdaların kokusu ve tadını tamamen alırsınız ancak bu gıdalar gerçek kokusunda ve tadında değildir.
O yüzden parosmi ve anosmiyi bir arada yaşayan arkadaşlarda kokular o kadar da keskin değildir ve kendilerinden sık sık şu cümleyi duyarız.
"Eskisi kadar iyi koku alamıyorum. Bir şeyin kokusunu alabilmek için burnuma yakın tutmam gerekiyor"
Bir parosmi hastasına ilk üç ay çok zordur ve genellikle parosmi ile fantosmi de aynı anda başlar. Bu da oldukça can sıkıcıdır. Parosmi ve fantosmi yaşayan arkadaşlar, fantosminin parosmiye göre daha çabuk geçtiğini söylerler.
(Benim fantosmim de 2 ayda geçti ancak parosmim 8 ay sürmüştü)
Parosminin ilk ayları bazı parosmi hastalarının dili bembeyazdır ve ağızlarında sürekli metalik bir tat olduğunu söylerler. (Benim de öyleydi)
Bu durumda ne yapılabilir? Ben ne yaptım?
Bu durumda birkaç şey yapılabilir:
Bunlardan ilki oil pulling (yağ çekme) işlemidir.
Sabahları uyandığınızda her şeyden önce oil puling (yağ çekme) daha sonra bakır dil temizleyicisi ile dilinizi temizlerseniz kendinizi biraz daha rahatlamış hissedebilirsiniz.
Yağ çekme nedir? Nasıl yapılır? Videosu burada:
Bir diğeri, dili temizledikten sonra yaş zencefil yahut karanfil çiğnemek.
Bunlar sabah uyandığınızda kahvaltıdan önce sizi biraz olsun rahatlatacak eylemlerdir.
Genellikle yiyeceklerde bozulma bir anda olmaz. İlk aylar sadece soğan, yumurta ve tavuk bozukken bir sonraki ay biber, beş ay sonra yeşil mercimek bozulabilir. Hastalık devam ettiği müddetçe aydan aya yiyeceklerdeki bozulmalar devam edebilir ama şu var ki ilk üç ay bir parosmi hastası için en kötü geçen zaman dilimidir. Çünkü hayatında daha önce hiç almadığın, bilmediğin, o derece berbat olacağını tahmin edemediğin koku ve tatlar almaya başlamışsındır.
Parfümler, deterjanlar, kendi gaz kokun, idrarının kokusu, temiz çamaşırlar, ter kokusu, çamaşır suyu aklına gelebilecek her şeyin kokusu farklılaşmıştır.
İDRAR KOKUSU NASIL FARKLI OLABİLİR Kİ?
Parosmi hastasına idrarı farklı kokabilir. Hatta sadece kendi idrar kokusu farklı kokarken, kendisinden önce tuvalete giren kişinin tuvalet kokusu gerçek kokusunda olabilir. İdrar kokusu nasıl farklı kokabilir ki? Ben size o farklı kokuyu tarif edemem ancak şöyle söyleyebilirim. İdrarın belli bir kokusu vardır, gözün kapalı da olsa bir ortama girdiğinde o kokuyu alırsın. Ancak parosmi olduğunda idrar kokusu değişmiştir, daha farklı kokmaya başlar. Genelde bu kokunun dayanılmayacak derecede kötü olmadığını söylerler ancak yine de o farklılık kişiyi rahatsız eder.
TÜM PEYNİRLERİN TADI KÖTÜ KÖTÜ TÜM PARFÜMLER KÖTÜ KOKUYOR!
Parosminin ilk ayları size yediğiniz peynir kötü koktuğunda zannedersiniz ki "tüm peynirler bana kötü kokuyor" oysa ki parosmide böyle bir durum söz konusu değildir. Ezine peynirinde kötü koku ve tat baskın iken süzme peynir gerçek tat ve kokusunda olabilir. Bu durum herkeste farklılık arz ettiği için size hangi peynirin kötü kokmadığını anlamak adına tüm peynir çeşitlerini denemeniz gerekebilir. Hatta öyle ki bu durum markadan markaya bile farklılık arz edebiliyor.
X markanın süzme peyniri size kötü geliyorken Y markanın süzme peyniri gerçek tat ve kokusunda olabiliyor. O yüzden elinize bir kağıt kalem alarak size kötü kokmayan yahut kötü kokmasına rağmen tüketebildiğiniz gıdaların listesini yapmanız gerekebiliyor. Şayet böyle yaparsanız hayatı biraz daha çekilir hale getirmiş oluyorsunuz.
Ya parfümler?
Parfüm konusunda parosmi hastalarından en çok duyduğum, benim de parosmiyken katıldığım genelleme şuydu: "Kaliteli parfümler gerçek kokusunda iken ucuz parfümler bozuktu."
Bu farklılığın sebebini bilemiyorum. Ancak bir parfüm size kötü kokuyorsa, başka bir markanın parfüm kokusu sizin için gerçek kokusunda olabilir. Bu konuda genelleme yapmak da doğru olmayacaktır.
Kısaca ilk üç ayı özetlemek gerekirse ilk üç ay;
- Her şey çok kötü kokar ve sizin bu kötü kokuyla birlikte kötü tatlara tahammülünüz yoktur.
- Yemek yemek işkenceye dönüşmüştür.
- Parosminize fantosmi de eşlik edebilir.
- Psikolojik çöküntü yaşayabilirsiniz. Kaygı ile birlikte uyku bozuklukları görülebiliyor.
- Sürekli kusma isteği, hızlı kilo verme ve hafıza problemleri başlayabilir.
- İştahsızlık görülebilir.
- Burun içi kupkuru ve tertemiz olabilir. Burun akıntınızın durmuş olduğunu fark edebilirsiniz.
- Ağzınızda sürekli metalik bir tat oluşabilir.
- Diliniz bembeyaz olabilir.
- Hızlı bir şekilde kilo vermeye başlayabilirsiniz.
PAROSMİNİN 1.YILI
Genelde parosminin birinci yılında baya yol alınmış olunuyor. Tamamen bir iyileşme olmasa dahi durum parosminin ilk üç ayı gibi olmuyor.
Kötü koku ve kötü tatlara tahammül seviyeniz artıyor. Soğanlı bir yemek yiyemeseniz dahi soğanlı bir yemek pişen ortamda durabiliyorsunuz. Hatta bazıları soğanlı yemek de tüketebiliyor ancak soğan gerçek tat ve kokusunda olmayabiliyor.
Gelelim istisnalara;
Bazı kişilerde aradan iki yıl geçmesine rağmen hiçbir ilerleme olmayabiliyor. Bu kişiler ciddi bir kilo kaybına uğrayabiliyorlar. Bazıları birinci yılını doldurmasına rağmen halen soğan olan bir ortamda duramadıklarını söyleyebiliyorlar.
Etrafınızda bir yıldır parosmi hastası olan biri varsa ve hala sıcak bir yemeğe hasret kaldığını söylüyorsa ona "Bak 1.yılda hafifleme oluyormuş, sen çok abartıyorsun" demeyin. O doğru söylüyor.
Onu seviyorsanız şayet tıbbi bir destek alması için ona yardımcı olun. Psikolojisinin bozulduğunu fark ediyorsanız yine psikolojik destek almasını sağlayın. Onun yeterince zor olan hayatını bir de siz ekstra zorlaştırmayın.
PSİKOLOJİK DESTEK ALMAM ŞART MIDIR?
Hepimizin olaylar karşısında sergilediği tutum ve davranış birbirinden farklı olduğu için her parosmi hastası için bu durum da farklılık arz etmektedir.
Ben hep iyileşeceğine inananlardandım ve bu süreç beni psikolojik olarak zaman zaman sarssa dahi yıkmadı. Ben bu hastalıkla savaşabildim ancak bazı parosmi hastaları benden çok daha ağır bir süreç yaşayabilirler yahut hastalıkla savaşma konusunda kendilerini daha yetersiz hissedebilirler. Siz kendinizi tanırsınız ve psikolojik destek alıp almayacağınızın kararını siz verirsiniz.
Bir parosmi hastası hiçbir şey yiyemediği için sürekli kabus gördüğünü ve çığlık atarak uyandığını ve artık buna dayanamadığını söylemişti. Gittiği doktor ona parosmi için tedavi uygularken aynı zamanda uygun dozda bir sakinleştirici de reçete etmişti.
Uyku düzeniniz bozulduysa, anksiyete yaşıyorsanız, sürekli ağlama krizlerine giriyor ve aklınızdan kötü düşünceler geçiriyorsanız psikolojik destek almanız hayatı biraz daha çekilir kılacaktır. Hatta bazı doktorlar parosmi için tedavi uygularken, düşük dozda sakinleştirici ilaçlar da verebiliyorlar. Bu doktorların hastaları parosmi sürecini daha iyi yönettiklerinden bahsediyorlar.
HASTALIĞIMA İNANMAYANLARDAN BIKTIM
Parosmiyken daha en başta siz hastalığı kabullenmekte zorluk çekersiniz, inanamazsınız. İnanmak istemezsiniz. İster istemez ilk etapta bir ruhsal çöküntü olur. Bir de bu durumu başkalarına da anlatmak gerekir. En başta ailemize parosmi hastası olduğumuzu söyleriz. Çünkü yemek yemekte, parfümlerde, deterjanlarda vs. her şeyde bir sıkıntı yaşarsınız ve içinde bulunduğunuz zor durumda birilerinin sizi anlayabilmesi için öncelikle ne durumda olduğunuzu anlatmanız gerekir. Bende ilk zamanlar yumurta ve kahve bozuktu. Ailemden ayrı yaşıyordum ve 10-15 gün boyunca hasta olduğumu annemlere anlatmadım. 15 gün sonra eve gittiğimde annem sabah 'yumurtalı soğan kavurması' yapmıştı. 'bu koku ne böyle' diye yerimden kalktığımda kokudan başım dönmeye başlamıştı. Ben söylenirken sesimi annem duydu ve beni gördüğünde 'kızım ne oldu?' diye bağırdı. Yüzüm mosmor olmuş, gözlerimi zor açıyordum. Kusmamak için kendimi zor tutmuştum. Bir yumurta bir soğan bir insana nasıl bu kadar kötü kokabilir? Başınıza gelmeden asla anlayamazsınız.
(Bu arada çoğu parosmi hastasına yumurtanın sarısı gerçek tat ve kokusunda iken beyazı inanılmaz derecede kötüdür. )
Ben arada bir 'ya noluyor delirdim mi bu ne?' diye düşünürken annem gerçekten hasta olduğumu, bunun psikolojik bir durum olmadığını söyleyerek bana manevi destek verdi.
Ama hayat bu arkadaşlar, ailemiz istediği kadar empati yapsın bizim ne çektiğimizi anlayamazlar. Bizi anlamadıkları için onları suçlamamalıyız. Biz bu dönemde çok hassas olduğumuz için bize önemsiz bir laf da etseler haddinden fazla üzülüyoruz. 'Sadece ben böyleyim, benim dışımda herkes ailesi ve çevresi tarafından anlayışla karşılanıyor' diye düşünüp kendinizi üzmeyin çünkü böyle bir şey yok.
İş hayatında hastalığınıza inanmayanlar oluyor. 'ya öyle hastalık mı olur, saçmalama' deyip gülebiliyorlar.
Ailenizde/Eşinizin ailesinde hastalığınız yüzünden sizi suçlayan birileri olabiliyor.
'kaynanasına hizmet etmemek için yiyecekler kötü kokuyor diyor'
-'Salataya soğan doğramaya üşendiği için soğan kötü kokuyor bahanesi bulmuş" gibi.
Arkadaş çevrenizde 'senin psikolojin bozulduğu için hastalık uyduruyorsun. Belki de şizofrensin' diyenler çıkabiliyor.
Komşunuz çay muhabbetinde delirdiğinizi düşünüp bunu diğer komşulara söyleyebiliyor.
Arada bi' insanın "yeter" diye çığlık atası gelebiliyor. Emin olun tüm parosmi hastaları aynı durumda. O yüzden bizler birbirimize destek olmalıyız.
Hastalığınızdan ne kadar az bahsederseniz mental olarak o kadar rahat edersiniz. Ben iş yerinde bir kez hastalığımı anlattım sonrasında hastalık muhabbetini açmamaya çalıştım. Bu sayede canım da sıkılmamış oldu. Size bunu önerebilirim.
AKUPUNKTUR, OZON TEDAVİSİ, HOMEOPATİ
Bu süreçte akupunktur, ozon tedavisi, homeopati deneyen arkadaşlar da oldu ancak en azından bu üç yöntemin birini denemesine rağmen iyileştiği bilgisini benimle paylaşan olmadı.
Doktorlara değineyim.
Nöral terapi: Ahmet MAHLİ/Ankara
Beyza Deniz BAYAR/Nöroloji (İstanbul-Liv Hospital)
Banu TAŞÇI FRESKO/Nöroloji (İstanbul-Harbiye)
KBB: Aytuğ ALTUNDAĞ (İstanbul-Şişli)
Hasan YİRİK/ Nöroloji (İzmit)
Bu doktorlara gidip iyileşenler olduğu için bu doktorların adını bu şekilde paylaşıyorum.
Ancak şimdi yazacağım doktorlara gidip de iyileştiği bilgisini veren olmadı ancak bu doktorlar da koku bozukluğu ile giden hastalara yardımcı olmaya çalışıyorlar.
Antalya: Ekim ARSLAN (Antalya)
Konya: Faik İLİK (Konya)
Akupunktur tedavisi için İstanbul'da
Nuh LUO (Çinli doktor)
Bursa: Bahar KAHRAMAN
Ankara: Fahrettin EGE
İzmir: Ayşe Öznur AKİDİL
Koku hastalıklarının tedavi süreci diğer hastalıklara benzemiyor. Diğer hastalıklar için verilen ilaçlar etkisini 10 günde gösterirken, parosmi için bu süre ayları bulabiliyor. O yüzden 'ben iki aylık tedavi gördüm, hiçbir işe yaramadı' demek doğru değil.
Kendi tedavi sürecimle devam edersek;
İlk bir ay içtiklerimin hiçbir etkisi olmadı. Üç tane vitamin bir tane de ilaç kullandım. Bana verilenler bunlardı. Birinci ayın sonunda kötü tat ve kokular zirve yaptı. O güne kadar rahat rahat makarna yiyebiliyordum ancak o günden sonra makarna da kötü kokmaya başlamıştı. 1.5 ayda şöyle bir durum fark ettim:
Kuru fasulye yerken fasulyenin bozuk tat ve kokusu baskındı ancak arada gerçek tat ve kokusu da geliyordu. Ancak bu çok nadir olan bir durumdu. Online görüşmede bu durumu doktora sorduğumda bana şöyle demişti:
"Felçli bir insan düşün. İyileşmeye başlarken ilk etapta gözlerinin yanındaki kaslar hafif hafif kasılmaya başlar. Zamanla o kasılmalar gider ve artık o kişi de diğer insanlar gibi normal şekilde hareket etmeye başlar. Sende olan durum da bu."
Zamanla gerçek tat ve kokular daha baskın, bozuk tat ve kokular daha az gelmeye başladı. Bir süreden sonra da tamamen gerçek tat ve kokuya dönüş oldu.
Bende ağırlıklı olarak önce tat sonra koku düzeldi. Bana gelen mesajlarda iyileştiğini söyleyen arkadaşlarda da durum böyleydi. Ancak bu hastalıkta hiçbir şey için 'herkes için aynı' çıkarımı yapamadığımız için bu konuda da durum herkes için farklı olabilir.
İyileşmek nedir?
Bana göre iyileşmek eskiden aldığımız tat ve kokulara tekrar kavuşabilmek demek. Her şey eskisi gibi kendi kokusunda ve tadında olduğu için kendimi iyileşmiş olarak görüyorum.
Ancak çoğu parosmi hastası arkadaşlarda şöyle bir durum gözlemledim. Diyaloğa dökmek gerekirse;
* İyileştiniz mi?
- Evet ben %80 iyileştim. Sadece soğan ve yumurta yiyemiyorum. Onun dışında her şeyi yiyebiliyorum. (Yüzde vermek parosmi hastalarının en sevdiği olaydır. Yüzde 99 iyileştim der ve ekler soğan, sarımsak, tavuk, biber, çikolata, salça bozuk. Yüzde 99 iyileşme? Mantık, ağlayarak uzaklaşır)
* Peki soğan ve yumurta dışında yedikleriniz gerçek tat ve kokusunda mı? Yani eski tadıyla yiyebiliyor musunuz?
- Hayır eski tadında ve kokusunda değil ama bu tatlara alıştığım için yiyebiliyorum.
Bence burda bir sıkıntı var. Bu kişiler iyileşmiş sayılmıyorlar. O kötü tat ve kokulara tahammül edebildikleri için yiyebiliyorlar. Soğan ve yumurtaya ise hiç tahammül edemedikleri için yiyemiyorlar.
Bu iyileşmek demek midir?
Bence değildir.
Sence?
HER ŞEYİ YİYEBİLEN ARKADAŞIMIZIN ARKADAŞININ PAROSMİ HASTASI ARKADAŞI
"Benim arkadaşımın arkadaşının da parosmi hastası bir arkadaşı olmuş ama o senin gibi değilmiş. O her şeyi yiyebiliyormuş. O senin gibi yapmamış. Kendini yemek yemek için zorlamış o. Senin gibi yapmamış. O senin gibi yapmamış. O var ya Senin gibi yapmamış. (Yeterrrrrr) Zorlaya zorlaya yemiş o. Senin gibi yapmamış."
Biz parosmi hastaları olarak bu kişilere kısaca 'şuna bir ben çarpsam bir de yer çarpsa' deriz.
Herkesin beyindeki/olfaktör sinirlerindeki hasar aynı değil. Ben 6.ayımda birkaç şey hariç her şeyi yiyebiliyordum ve bunu kendimi zorlamadan yapabiliyordum. Ancak 6.ayda yiyeceklerde bozulmalar arttı ve hiçbir şey yiyemedim. O yiyeceğin bozuk kokusuna karşı tahammül seviyen yüksekse o yiyeceği yiyebilirsin, değilse asla yiyemezsin. Bunun kendini zorlamakla alakası yoktur. Kendini zorlayınca beyindeki/olfaktör sinirlerde iyileşme gerçekleşmez.
Örneklerle açıklayalım:
Malzemelerimiz
Taze fasulye, domates, tuz, zeytinyağı
Kişiler:
1) Arkadaşımızın arkadaşının parosmi hastası her şeyi yiyen arkadaşı
2) Hayatı cehenneme dönen parosmi hastası
Arkadaşımızın arkadaşının parosmi hastası arkadaşına bu malzemeler içinde sadece zeytinyağı hafif değişik kokmaktadır.
Hayatı cehenneme dönen parosmi hastasına ise bu malzemeler içinde taze fasulye, domates, zeytinyağı iğrenç kokmaktadır. Tek gerçek koku ve tada sahip olan gıda tuzdur.
Arkadaşımızın arkadaşının parosmi hastası arkadaşı 'hmm bunun tadı kokusu biraz değişik' dedikten sonra zeytinyağlı taze fasulyeyi afiyetlice gömecektir ve tok bir karınla hayatı cehenneme dönen parosmi hastasına "Kendini zorla. Her şeyi yemeye çalış. Sen çok abartıyorsun" diyecektir.
Ya hayatı cehenneme dönen parosmi hastası?
Bu garibime tüm yiyecekler ayrı ayrı iğrenç koktuğu için zeytinyağlı taze fasulye yaptığında
'allahım bu ne ya yiyemiyorum. çürük gibi kokuyor bu' diyerek hüzne boğulacaktır.
Diğeri karnını doyurdu, lafını soktu, eline çay kupasını aldı. Twitter'da geziyor.
Bizimki hem aç kaldı hem psikolojik olarak çöktü hem de ailesi tarafından hastalığı inandırıcı bulunmadığı için dünyası yıkıldı.
Arkadaşımızın arkadaşının parosmi hastası arkadaşı senin yatacak yerin yok. Hepimizi bitirdin.
EVLİ PAROSMİ HASTALARI
Twitter'dan ve sosyal medyadan yapılan geri dönüşlerden okuduğum/gördüğüm kadarıyla sağlıklı eşlerin birçoğu parosmi hastası eşlerine inanmıyorlar.
Bir parosmi hastası kadın, kocasının akşamları karşısına geçip lahmacun yediğinden bahsetmişti. Lahmacun? Bir lahmacun nasıl ölü eti gibi kokar? Bunu en iyi parosmi hastaları bilir. Düşünün kocası inadına lahmacun yiyor. Çoğu kadın boşanma aşamasına gelmiş durumda ancak istisnalar yok mu? Var elbette.
Bir parosmi hastası arkadaşımız vardı, şu an tamamen iyileşti. Ancak kendisi parosmi hastasıyken, kocası işten geldiğinde hemen mutfağa giriyormuş. Yemekleri yapıp çocukların karnını doyuruyormuş. Sonra da bulaşıkları yıkıyormuş. Karısına da psikolojik olarak destek veriyormuş.
Bir diğeri, iki yıldır parosmi hastası olan karısının psikolojisi bozulmasın diye onu sosyal medyadan uzak tutuyor. Kendisi sosyal medyayı aktif kullanıyor, hastalıkla ilgili araştırmalar yapıyor, doktorlarla görüşüyor. Onun yiyemediklerini kendisi de evde tüketmiyor. Onu mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.
'seni hastalığımda sağlığımda da yanımda görmeliyim bir şarkı sözünden ibaret değil
diyor'
Gönlümüzü fethediyor. ❤️
Parosmi hastası evli erkekler de var tabi. Onlardan bir tanesi doğuda görev yapıyor. Karısı İstanbul'da onun için doktorlarla görüşüyor ve doktorun verdiği vitamin desteklerini kargoyla kendisine gönderiyor. Sürekli 'yanındayım' mesajı veriyor. Tatillerde sadece onun yiyebildiklerini pişiriyor. Ona kötü kokan hiçbir yiyeceği eve sokmuyor. Her daim ona moral veriyor.
BEKAR PAROSMİ HASTALARI
Ailesinden ayrı, tek başına yaşayanlara hayat biraz daha kolay oluyor. Çünkü ailesiyle birlikte yaşayanlar en çok babası/abisiyle problem yaşıyor. Mesela birisinin babası ısrarla akşam yemeğinde soğanlı salata istiyordu. Soğan!
Bir diğerinin dedesi 'yeşil mercimek çorbasına nasıl idrar gibi kokuyor dersin? Zındık' diyor.
Yeşil mercimek idrar gibi kokabilir mi ya? Bazısına kokuyor işte.
Neden inanmıyorsunuz?
Kim böyle bir hastalığa yakalanmak ister ki?
Kim 'yumurta çürük soğan gibi kokuyor, yiyemiyorum' der? Ayrıca neden böyle bir şey desin?
HASTALIĞIN PSİKOLOJİK BOYUTU
Parosmi hastalığı, kovid öncesinde de var olan bir hastalıktır. Bu hastalık yeni bir hastalık değildir. Sadece kovid öncesinde enfeksiyon, travma vb. nedenlerle çok nadir parosmi görüldüğü için durumun vehametinin kimse farkında değildi.
Ancak kovid sonrasında ortaya çıkan parosmi kovid sonrasında ortaya çıktığı için yeni bir hastalık olarak kabul ediliyor. Genel yaygın görüşe göre, olfaktör sinirlerdeki tahribat sonucu parosmi oluyoruz. Elektrik devrelerinin yanlış bağlanması gibi düşünün...En basit açıklaması bu. Yanlış bağlantı yüzünden yiyeceklerin gerçek tat ve kokusu yerine bozuk koku ve tatlarını alıyoruz.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Doç. Dr. Beldan POLAT'a 2021 yılı başında parosmiyi sorduğumda bana şöyle bir yanıt vermişti:
"... Kabaca bu durum şuna benziyor. Kötü niyetli bir elektrikçinin eve gelip tüm elektrik sistemini karıştırması , mutfak ışığını açmak için anahtara basınca salonun ışığının yanması veya salonun anahtarına basınca elektrik çarpması gibi düşünebiliriz. Bunu tedavi edebilmek şu an çok zor. Etkin bir tedavi benim bildiğim kadarı ile yok çalışmalar devam ediyor. "
Böyle bir somut gerekçe ortadayken 'psikolojisi bozulduğu için parosmi olmuş' demek ne kadar doğru?
Peki psikoloji bu hastalıkta etkili midir?
Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da psikoloji önemlidir. Psikolojin kötüyse, uykusuz kaldıysan, stres seviyen arttıysa, kaygıdan dolayı huzurun kalmadıysa parosminin de şiddeti artacaktır. Mesela moralin iyiyken kötü kokan bir köfteyi yiyebiliyorken, ağlayıp üzüldükten sonra aynı köfte daha ağır daha kötü bir kokuya sahip olabilir.
Parosmi ile anksiyete, depresyon, soyutlanma veya gerçeklikten kopma duyguları sıklıkla rapor edilir. Siz veya önemsediğiniz biri bu durumu yönetiyorsa, duygusal desteğin tıbbi destek kadar önemli olduğunu unutmayın!
BEN BU HASTALIĞI KAFAYA TAKMIYORUMCULAR
8 aylık bir parosmi süreci geçirdim ve bu süreç boyunca hep iyileşeceğimi söyledim, buna inandım ancak yer yer kaygılandığım, yıkıldığım zamanlar da oldu. Bu hastalığı kafaya takmamak mümkün mü?
Sabah aç uyanıyorum. Kahvaltıda karnım doymuyor. Açlıktan ellerim titriyor. Yemek yiyemediğim için enerjim olmuyor. Açlık beraberinde mutsuzluğu getiriyor.
Maslow'un İhtiyaçlar Piramidi'nin en altında fizyolojik ihtiyaçlar var. Yemek var, yemek!
Yemek yemek sadece karnını doyurmaktan ibaret değildir.
Açsan eğer;
- Mutsuzsun
- Kaygılısın
- Sinirli, gerginsin
- Uykusuzsun
vb.
Karnım aç ama hayata pozitif bakıyorum diyemezsin. En fazla ben böyle hayatın ızdırabını seveyim dersin.
Hayata pozitif bakmak tüm hastalıklarda işe yarar ancak parosmide bu biraz daha zordur. Temelde iyileşeceğine dair inancını kaybetmemen sana kendini iyi hissettirir. Doğru olan da budur. Pes etmemek, mücadele etmek gerekir ancak yukarda bahsettiğim arkadaşımızın arkadaşının parosmi hastası arkadaşı gibi olanlar her şeyi yedikten sonra 'ben kafama takmadığım için iyileştim' diyor ya sinir bozucu olan budur.
Senin parosmi şiddetin ile benim parosmi hastalığımın şiddeti aynı seviyede değil.
Ayrıca sen yüzde yüz iyileşmedin. Sen o kokulara tahammül eşiğin yüksek olduğu için, sendeki tahribat bende olduğu kadar fazla olmadığı için sen o yiyecekleri o kokularına rağmen yiyebildin.
Bu durumdan çoğu kişi şikayetçi olduğu için tekrar tekrar söylemek istedim.
KENDİLİĞİNDEN İYİLEŞEN YOK MU?
Var. "İlla tedavi görenler yüzde yüz iyileşir. Tedavi görmeyenler asla iyileşemez." Böyle bir genelleme yok. Parosmi rahatsızlığının hiçbir aşamasında genelleme yok.
Hastalığın kendiliğinden iyileşme süresinin 2-3 ay olduğu söyleniyor. 2-3 ay içinde iyileşmeyi normal kabul ediyorlar ancak 1 yıl yahut 1.5 yılın sonunda ilaçsız, tedavisiz iyileştiğini söyleyen arkadaşlar da var. 1 yıl tedavi görmesine rağmen iyileşmediğini söyleyen arkadaşlar da var. Benim gibi 2-3 aylık bir tedavi süreci ile iyileşenler de var. Bizde yok yok. Seç, beğen, al.
Tedavi derken 'bunun tedavisi yok ki ya' diyenler sayfa başındaki TEDAVİ SÜRECİ başlığına dönebilirler.
14 aydır tat koku bozukluğu yaşadıktan sonra doktora gidip koku bozukluğu için tedaviye başladıktan sonra iyileşme sürecine girenler de var.
2020 YILI İLK KOVİD SONRASI PAROSMİ HASTALARI
2020 yılı başlarında ağırlıklı olarak koku egzersizi, çinko pikolinat, sinüs rinse kit kabını kullanarak burun duşu, a vitaminli burun damlası ve alfa lipoik asit öneriliyordu.
Hastalık hakkında detaylı bilgi bulamadığımız için herkes kendi yaşadığı süreci paylaşıyor ve ortak bir çıkarımda bulunmaya çalışıyorduk.
- Tuvalet kokusu değişikti.
- Ter kokusu dayanılmaz haldeydi. (Ter kokusuna ayrıca değineceğim)
- Bazılarına çelik yemek kaşığı, çatalı bile kokuyordu.
- Temiz çamaşırlardan kötü koku geliyordu.
- Süt, zeytin ve idrar kokusu bazılarında aynıydı.
Daha birçok örnek daha...
- O zamanlar hepimiz bir KBB doktoruna gittik. Bazısına magnezyum, a vitaminli burun spreyi, kortizonlu burun spreyi, sinüs rinse kit verildi.
Özellikle en fazla burun spreyi reçete edildi. Ancak bunlarla yüzde yüz iyileştiğini söyleyen olmadı.
TER KOKUM DIŞARDAN FARK EDİLİYOR MU?
Bazı parosmi hastalarında ter kokusu farklıdır. 'Acaba sadece bana mı kötü? Yoksa dışardan da böyle farklı koktuğum fark ediliyor mu?' diye bir gerginlik yaşanır.
Çoğu kişi için ter kokusu bozuktur ancak dışardan fark edilmez. Dışardan biri o kişideki ter kokusunu gerçek olarak algılar. Ancak istisnalar mevcut.
Bir arkadaş iş yerinde arkadaşlarının kendisine 'sen ilaç mı kullanıyorsun? Sende değişik bir koku var' dediklerini söylemişti.
Bu stresle kendinizi harap etmeyin.
Eşinize, annenize, kardeşinize ter kokunuzun nasıl koktuğunu sorun. Her gün duş almak size kendinizi iyi hissettirebilir. Parfüm kokuları da çoğu kişide bozuk olduğu için parfüm ya da deodorant öneremiyorum. Ancak benim için gül esansı gerçek kokusunda olduğu için duştan çıktan sonra kollarımın iç kısmına gül esansı sürüyordum ve bu bana kendimi iyi hissettiriyordu.
2022 YILINDA NELER DEĞİŞTİ?
Bugün ağırlıklı olarak koku egzersizi, alfa lipoik asit, ginkgo biloba, a vitaminli burun damlası, omega 3, kortizonlu ilaçlar önerilmeye başlandı. Doktor kontrolünde kendilerine bunlardan herhangi biri ya da birkaçı reçete edilen hastalarda ya iyileşme gözlendi ya da durumlarında değişiklik olmadığı görüldü. Bunları Twitter'da kendi sürecini paylaşan parosmi hastalarından öğrendiklerim neticesinde söylüyorum.
Artık farklı tedavi şekilleri de denenmeye başlandı.
Bunlardan biri Amerikalı Ağrı Uzmanı David GASKİN'in hastalarına uyguladığı stellar ganglion bloğudur.
Çalışma Linki: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3546212/
Bunu henüz Türkiye'de parosmi hastasına uygulayan bir doktor görmedim, duymadım. Başarı oranı hakkında net bir bilgiye sahip değilim. Ancak Amerika'daki hastaların birçoğu bu tedaviden memnun.
SİGARA VE PAROSMİ:
Sigara içmeyenler parosmi olmaz. Sigara içenler parosmi olurlar diye bir genelleme yapamıyoruz. Sigara içenlerden de sigara içmeyenlerden de parosmi olanlar var ancak sigara içenlerden bazıları sigarayı bıraktıkları zaman kendilerinde rahatlama hissettiklerini ifade etmişlerdi. Bu konuda bir çalışma var.
https://link.springer.com/article/10.1007/s12070-021-02630-9
TAZI BURUN NEDİR? KOVİD SONRASI KOKU BOZUKLUĞU YAŞAYANLARIN ORTAK ÖZELLİĞİ NEDİR?
Tazı Burun: Koku alma duyusu diğer insanlara nazaran daha keskin olanların sahip olduğu burun. Bu kişilerin burundaki koku bölgesi diğer insanlara nazaran çok daha geniştir.
Bu konuda en kapsamlı açıklamayı yapan kişi Prof. Dr. Aytuğ ALTUNDAĞ'dır.
Parosminin;
- Kovid testi için kullanılan sürüntü çubuğu,
- Kan grubu
- Kovid döneminde ilaç içilmesi/içilmemesi
- Hastalığın hafif ya da ağır geçirilmesi ile alakası yok.
Ortak yönümüz: Kovid öncesi iyi koku almamız.
Doktorların görüşü bu yönde.
Parosmi hastası bir arkadaşımız şöyle demişti:
"Şöyle söyleyim "av köpeği gibi koku alıyorsun" diye dalga geçerlerdi benimle kişilerin ten kokularını ayırt edebiliyordum o yüzden tam olarak eskisi gibi demek benim için zor ancak kabus gibi geçen 8 ay ardından buna bile seviniyorum sabahtan bu yana birşeyler kokluyorum"
Parosmi hastalarının çoğu kovid öncesinde çok iyi koku alıyorlardı.
REGL VE PAROSMİ
Kadınlarda regl süresince parosminin şiddeti artabilir. Kötü koku ve kötü tatlar dayanılmaz hale gelebilir. Çünkü bu süreçte hormonal değişimlere bağlı olarak koku hassasiyeti artar.
Adet öncesi gerginlik sendromu olarak bilinen premenstrüel sendrom belirtilerinde;
- Depresif ruh hali
- İştahsızlık
- Uykusuzluk
- Gerginlik ve huzursuzluk
- Koku hassasiyeti vb.
olduğu için regl süresi boyunca parosminin çekilmez bir hal alması şaşırtıcı değil.
PAROSMİ HASTASI BİRİ REGL SÜRECİNİ NASIL RAHAT GEÇİREBİLİR?
Tecrübelerden yola çıkarak söyleyebilirim ki;
- Her gün hatta ilk günler günde iki kez duş alın.
- Size kötü kokmayan bir parfüm varsa parfüm kullanın. Parfümlerin hepsi kötü kokuyorsa gül esansı, yasemin kokulu vücut spreyi gibi size kötü kokmayan esans ya da vücut spreyi kullanın.
- Sodyum bikarbonat, çiçek özü ve gliserin ile hazırlanan vücut spreyleri sizin için daha hafif olabilir.
- Tatlı ihtiyacınızı karşılamak için de bir öneride bulunabilirim. Çikolata çoğu parosmi hastasına kötü kokarken, hindistan cevizi hemen hemen herkeste gerçek tat ve kokusundadır.
Labne peyniri, bal, hindistan cevizi
Peynir, bal ve hindistan cevizini bir kaba alarak karıştırın.(Limon size kötü kokmuyorsa limon da rendeleyebilirsiniz.)
Karışım çok yumuşak olursa buzdolabında birkaç saat bekletin. Daha sonra ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayın.
Afiyet olsun.
Parosmiyken çoğu kişide ananas, nar, erik gerçek tat ve kokusunda olan meyvelerdir.
ÇOCUKLAR DA PAROSMİ HASTASI OLABİLİR Mİ?
Evet çocuk yaşta parosmi olanlar da vardır.
Çocuklara özgü tedavi de uygulanmaktadır.
Konu ile ilgili Aytuğ ALTUNDAĞ haber videosu:
https://youtu.be/AFjFXV_6Gdg
TWİTTER'DA TEDAVİ GÖREN PAROSMİ HASTALARININ SAYFAYA GÖNDERDİKLERİ TWİTLERDEN BAZILARI
(Twitleri üstünde değiştirme olmaksızın aynen kopyaladım)
"Ozon terapisi aldım 20 seans ama tat ve koku için herhangi bir faydası olmadı. Dışında çok faydalı bir uygulama o ayrı. Şifa dilerim."
"Nöral terapi denedim. Faydası olmadı diyemem daha iyi olmama yardım etti ama tamamen iyileşemedim. Soğan yumurta vb rahatsız etmiyor ama orjinal kokularını alamıyorum hala. Bazı kokular tamamen döndü."
"Akupunktur ve vitamin desteği alıyorum, hiç bir koku yüzde yüz düzelmedi henüz ama şiddeti azaldı."
"Çok şükür dün itibariyle çay duzeldi, domates ve peynirli tost yedim, roka ve domates yedim, mercimek çorbası içtim, soğanın kokusu ve deterjanların kokusu hafifledi.Doktorum Prof.Dr Aytuğ ALTUNDAĞ"
"Benim doktorum Beyza Deniz Bayar parosminin 7.ayında kendisine gittim 5 ay tedavi gördüm ilaç ve koku terapisi ile tamamen iyileştim bu derdi çeken herkese acil şifalar dilerim."
"Nöralterapi ile kokuları sadece 3 seansta %60-70 oranında geri getirdik tedavim hala devam ediyor eminim daha iyi sonuçlar alacağız bu süreçte beni cesaretlendiren ve tedaviyi detaylıca anlatıp bana uygulayan doktoruma minnettarım Avrasya Hastanesi - Dr.Gamze Kılıçaslan "
"Ben de iyikeştikten sonra soğanı tam soğan olarak koklayamıyordum. Rahatsız etmiyordu ama soğan değildi. Son 1.5 aydır çoban salata yiyorum soğan soğan gibi kokuyor 🥳" (Hasan YİRİK ile tedavi gördü)
"Tedavi oluyorum, bir öneride bulunacağım. Birkaç gün önce parosmimin yaklaşık 1.ayında doktora gittim. Bana bu kadar başında geldiğim için teşekkür ettiler. Aylarca evde geçer diye bekleyenlerin olduğunu söylediler. Bence ne kadar başında gider, tedaviye başlarsanız o kadar iyi." (Ayşe Öznur AKİDİL'in hastası)
"2020 Aralık ayında covit geçirdim.4 aydır tedavi görüyorum.kokular eskisi kadar baskın değil,susam ve çekirdeği az az yemeye başladım.tedavim olumlu gidiyor." (Aytuğ ALTUNDAĞ'ın hastası)
"@parozmi Bugün milat benim için hastalığın 2.5ayında tedavinin 2. Ayında bitti bu iş🙏🏻🙏🏻🙏🏻
Yaşasın soğan yemek🙋♂️🙋♂️@BeyzaDenizBayar"
PAROSMİ HASTALARININ SAYFAYA GÖNDERDİKLERİ TWİTLERDEN BAZILARI 2
(Twitleri üstünde değiştirme olmaksızın aynen kopyaladım)
"Soğan ve sarımsak dışında sorun kalmadı ama soğan ve sarımsak kokusu da hiç hafiflemiyor ilk günkü gibi leş koku"
"15. Aydayım
Düzelmeler son 2-3aydır başladı
Sarımsak, çiğ soğan, çikolata ve yumurta dışında neredeyse herşey düzeldi."
"9 ay oldu son üç aydır nerdeyse her şeyi yiyebiliyorum tavuk et yumurta sarımsak koksa bile eskisi kadar ağır değil. Son 1 aydır soğan da dahil tadı düzeldi. Ömür boyunca soğan ve yumurta yiyebileceğimi düşünmüyodum ben iyileştiysem herkes iyileşir ✨"
"7 ay oldu.Türk kahvesi ve sarımsak düzeldi.Ama düzelmeyen çok şey var sogan en kötüsüüüü kokusu beni mahvediyor.Domates,patates,yumurta vs. direk istifra ediyorum.Delirmemek elde değil insanların ye zorla demelerine tahammülüm yok yaşamayan anlamıyor kesinlikle."
"2021 nisan ayında parosmim başlamıştı, 14 ay geçti üzerinden. Bütün yemekleri yiyebiliyorum ve sadece 2-3 koku var tam düzelmeyen, eski kokularıyla arasında biraz mesafe kaldı, haricinde her şey düzeldi."
"Hiçbir tedavi olmadım. Tam iyileşme yaşadım. 9. Aydan sonra herşey düzeldi."
"Bende de düzelmiyor onlar ilaveten zeytin salatalık yumurta kola çamaşır suyu daha var bikaç düzelmeyen 15.aydayım 2aydır tedavi ile düzeldi yoksa 1yıl hep kötüydü"
"Biontech aşısı 1. Dozdan sonra belirgin bi düzelme oldu özellikle yiyeceklerin tadı ve kokusu düzeldi ama yiyecek dışı şeyler hala aynı kokuyor"
"Yavaş yavaş düzeldi önce et yemeye başladım sonra yemeklerin tadı düzeldi. Yani mesela ter kokusu bugün farkettim ki düzeldi. Aşama aşama oldu bende. 🙏🏻"
"Ben de coviden 3 ay sonra parozmi oldum, aşıyı da parozmiden aylar sonra vurundum. O zamanlar aşı olan bazı kişiler parozmilerinin düzeldiğini söylüyordu bana faydası olmadı."
NEREDEN NEREYE? NEREDEN NEREYE? 💫
Bugün geldiğimiz noktada artık daha bilinçliyiz. Üstümüzde ilk zamanların saflığı yok.
İnternette arama çubuğuna 'Yumurta, yanık lastik ya da çürük soğan gibi kokuyor' yazdığınızda sizi parosmi hastalığına yönlendiriyor. Tek olmadığınızın farkındasınız. İnşallah bu hastalıktan kendiliğinden yahut tedavi ile hepiniz iyileşirsiniz.
Benden bu kadar. 2020'den beri bildiğim, öğrendiğim her bilgiyi paylaştım. Kendi tedavi sürecimi detaylıca anlattım.
BEN TEDAVİYE İNANMIYORUM. BU KOKU BOZUKLUĞUNA İYİ GELDİĞİ İDDİA EDİLEN TAKVİYELERİN HEPSİ YALAN SEN HANGİ TAKVİYELERİ KULLANDIN? YAZSANA LÜTFENciler Kullandığım takviyeleri, ilacı yazamam. Kimsenin sorumluluğunu almak istemem. Doktora danışmadan kullanılan basit görünen bir takviye bile kişiyi hasta edebilir. Bunu bir gün siz de anlayacaksınız diye umuyorum.
Deli değilsiniz. Yalnız da değilsiniz. Ben iyileştim. İyileşen tek kişi de ben değilim. Tedaviyle yahut kendiliğinden iyileşen çok kişi var. Ümit var olun. Pes etmeyin. Burda paylaştığım doktorlar dışında başka bir doktordan başka bir tedavi görürseniz twitter'da @parozmi sayfasına mutlaka mesaj atın, paylaşalım.
"Ben tedavi ile iyileşmedim paylaşmasam da olur" demeyin. Mutlaka iyileştiğinizi bizimle paylaşın. Yeni bir çalışma, yeni bir haber, güzel olan her şeye açığız. Yeter ki paylaşın.
Not 1: Doktor değilim. Kovid sonrası 8 ay parosmi yaşadıktan sonra iyileştim. Parosmi konusunda farkındalığın artması için bu yazıyı yazma gereksinimi hissettim.
F. Zehra KANAR
21.10.2021
Saat: 21.00
Sunucu: İbrahim ERSOY
Doktor: Nörolog Derya ULUDÜZ
Konu: Migren Aşısı ve Tat Koku Kaybı Tedavisi
İnstagram Canlı Yayınında Aldığım Notlar
İnstagram canlı yayınında @deryauluduz hocam parosmi için şunu söyledi:
" 1) Çok keskin olmayan (Gül, nane vb) gibi yağlarla koku terapisi yapılacak
2) 3-4 ay alfa lipoik asit içilecek. (600 mg) Ancak ilk 1 ay günde iki defa (sabah ve akşam) olmak üzere alfa lipoik asit alınabilir. Daha sonraki 3 ay sabah bir tane alfa lipoik asit alınabilir. Bu konuda çalışmalar var, denemesinde fayda var. Eczanelerden temin edilebilir. Doktora da yazdırılabilir" dedi.
Covid Sonrası Tat Koku ve Hafıza Sorunları
Doktor: Beyza Deniz BAYAR
Moderatör: Ayşenur KESKİN
Tarih: 19.11.2021 saat: 21.00
İnstagram Üzerinden Yapılan Canlı Yayına İlişkin Aldığım Notlar
Soru: 1 yıldan fazla covid 19 sonrası parosmi hastasıyım. Tedaviye geç kalmış sayılır mıyım?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :Parosmide hiçbir zaman tedaviye geç kalmış sayılmazsınız. Mutlaka parosmi ile ilgilenen bir hekimle tedaviye başlayınız.
Soru: Parosmi hastalarının ortak bir özelliği var mıdır?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
Kovid öncesi yemeğin içindeki baharatları algılayıp sayacak kadar iyi bir koku tat alma özelliğine sahip, tazı burunlu denilen hastalar olmalarıdır.
Soru: Parosmi psikolojik bir hastalık mıdır?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
Psikolojik bir hastalık değildir. Tıbbi bir temeli vardır. Nörolojik bir hastalıktır.
Soru: Kovid sonrası parosmi hastasıyım. Bozuk kokuları algılaya algılaya gerçek kokuları unutmuş muyumdur?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
Parosmi hastalarının en korktuğu şeylerden biridir ancak kokuları unutmak mümkün değildir. Bir kokuyu 10 yıl sonra bile anımsarsınız.
Soru: Neden covid sonrası parosmi oluyoruz?
Cevap Nörolog @BeyzaDenizBayar :
Virüs burunda koku sinirinin sonlandığı bölgeye tutunuyor.Koku siniri üzerinden beyinde koku tat merkezine ulaşıyor.. Bağışıklık sisteminin hatalı iyileştirme çabası sonucu parosmi meydana geliyor.
Soru: Parosmi hastasıyım. Kendi kendime ilaç/takviye alarak iyileşebilir miyim?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
Kendi başınıza ilaç kullanmayın. Kendi başınıza koku terapisi de yapmayın. Çünkü yanlış yapıyorsunuz ve iyileşemiyorsunuz. Hekim desteği alın.
Soru: İki kaşımın ortasından aşağı doğru bir ağrı var. Bu bir iyileşme belirtisi midir?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
İyileşme belirtisi değildir. Sinüzit yoksa bu durum covid sonrası koku sinirlerinde sıkıntı olduğunu gösterir.
Soru: Parosmi hastalarında ne tür bir tedavi uyguluyorsunuz?
Cevap Nörolog @BeyzaDenizBayar
1) İlaçlı tedavi
2) Koku terapisi
Ayrıca hastaya özel hazırladığım kendi A, B, C ve D planlarım da var. Her hastanın durumu kendine özeldir. Önce muayene edilmesi gerekir.
Soru: Parosmi hastası çocuklarda tedavi mümkün müdür?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
Mümkündür. Çocuklara tedavi için kullanılan ilaçlarda daha düşük doz ayarlaması yapıyoruz. Ebeveyn kontrolünde koku terapisi de yapılmasını sağlıyoruz.
Soru: Son zamanlarda dilimin üstünde mentollü bir tat oluştu. İyileşme belirtisi midir?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
İyileşme belirtisi değildir. Dil siniri ile koku siniri farklıdır. İlaçlı mr çektirmeniz gerekebilir. Hekime başvurmanız gerekir.
Soru: Parosmi hastasının iyileşme belirtileri nelerdir?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar : "Parosmi hastasının bana göre iyileşme belirtileri şunlardır"
1) Kötü kokuları çok daha kötü algılama
2) Kötü kokuların şiddetinde azalma
3) Kötü kokuları artık gerçek kokusuyla algılama
Soru: Parosmi hastalığı için yaş sınırı var mıdır?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar
Hayır. 11 yaşında çocuk hastam da var, 65 yaşında parosmi hastam da var. Ayrıca cinsiyet de fark etmiyor.
Soru: Serebral palsi olanlarda parosminin tedavisi daha zor olur mu?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
Hayır olmaz. Bu hastaların tedavisi de diğer parosmi hastalarının tedavisi ile aynıdır.
Soru: Parosmi hastalığı kalıcı bir hastalık mıdır?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
Uygun kişiye uygun tedavi uygulandığında parosmi tedavi edilebilir bir hastalıktır. Şu ana kadar kalıcı olan bir hasta görmedim.
Soru: Parosmi hastasıyım. Ne zamana kadar tedaviye devam etmeliyim?
Cevap: Nörolog @BeyzaDenizBayar :
Koku tat normale dönene kadar hekiminizle tedaviye devam etmelisiniz.
Kovid Sonrası Esansiyel Tremor (el titremesi) ve Koku Bozukluğu
Link: https://www.banutascifresko.com/yararli-bilgiler/covid-sonrasi-ellerde-titreme/
Kovid Sonrası Tat Koku Kaybı ve Yanan Ağız Sendromu Nedir?
Link: https://www.banutascifresko.com/yararli-bilgiler/covid-19/covid-19da-tat-ve-koku-kaybi-yanan-agiz-sendromu/
Ağızda yanma hissi ile ilgili Prof. Dr. Nazan Uysal HARZADIN'ın paylaşımı:
Ağızda yanma hissi varsa hangi vitaminler eksik olabilir?
- Demir, Çinko, C vitamini,B3, B6,B12, Folik asit
(İnstagram hikayesinde paylaştığı için link ekleyemiyorum ancak Twitter sayfamda ekran görüntüleri mevcuttur.Ordan kontrol edebilirsiniz)
Twitter'dan bu hastalığın kalıcı olup olmadığını koku ve tat ile ilgilenen İngiltere'deki kuruluşu etiketleyerek sormuştum.
27.02.2022 - saat:18.42
Some doctors say that post-covid anosmia/parosmia is permanent. Do you know of any studies that show that post-covid anosmia/parosmia is permanent?
@AbScentUK “Permanent” is difficult to define. No one knows who might show signs of healing, or when.
KOKU BOZUKLUĞUNA İYİ GELEN TAKVİYELERE İLİŞKİN ÇALIŞMALARIN LİNKLERİ
1) Alfa lipoik asit:
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12439184/
https://www.usatoday.com/story/news/factcheck/2021/08/31/fact-check-antioxidant-impact-covid-19-loss-smell-taste-unclear/8238417002/
2) D vitamini ve anosmi:
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3315864/
3) Ginkgo biloba:
https://www.sciencedaily.com/releases/2009/10/091019172331.htm
4) Omega 3:
https://clinicaltrials.gov/ct2/show/NCT04495816
Diğer çalışmaların linkleri :
https://trialbulletin.com/lib/entry/ct-05269017
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33938667/
https://clinicaltrials.gov/ct2/show/NCT05104424
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/35398877/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC8502749/
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33045908/
Nörolog Derya ULUDÜZ'ün alfa lipoik asite ilişkin videosu: https://youtu.be/ms_ZBKHQrHc
Beyza Deniz BAYAR'ın hastalığı anlattığı videosu:
https://youtu.be/zofVRQQXnII
Aytuğ ALTUNDAĞ koku terapisi tarifi:
https://youtu.be/TImENCwocv4
Beyza Deniz BAYAR hastasının koku terapisi tarifi:
https://youtu.be/c3_3obyUvh8
HABERLER
1) "2021 yılında başlayan 2025 yılında tamamlanacak Avrupa Birliği finansmanlı bir koku çalışması
Beyin cerrahisi, klinik koku alma ve bilişsel sinirbilim ekipleri Dijitial Koku Modülünü koku bozukluğu olan insanlarda test edecek. "
Link:https://cordis.europa.eu/project/id/964529
2) Avrupa Birliği tarafından H2020 Pathfinder Pilot programı kapsamında 3 milyon Euro'nun üzerinde finanse edilen ROSE projesi başladı. Projenin amacı koku kaybı yaşayan insanlara destek olmaktır.
Link: https://rose-h2020.eu/
3) Koku kaybı ile ilgili Harvard Üniversitesi açıklaması
Link: https://hms.harvard.edu/news/how-covid-19-causes-loss-smell
4) Ekim 2006 sayısından
"Koku kaybı olan hastaları tedavi eden nörologlar genellkle hastalara bir daha asla koku almayacaklarnı"söylerler.Bu, çoğu hasta için yıkıcı bi haber.Uygun tedavi bu hastalarn çoğunda koku fonksiyonunu geri kazanmada başarılı olmuştur"
Link: http://www.tasteandsmell.com/oct06.htm
5) Anosmi ve beyin hasarı: Covid-19 hastalığı olan hastalar üzerinde bir çalışma / Humanitas University
Link: https://www.hunimed.eu/news/anosmia-and-brain-damage-a-study-on-patients-with-covid-19-disease/
6) Koku bozukluğu için @JeffersonUniv yeni bir çalışma başlatmış. Hastanın kendi kanı alınarak yapılan bir işlem.
Link: https://6abc.com/covid-19-research-loss-of-smell-jefferson-health/11636709/
7) Bir araştırmaya göre, kovide yakalanmak beyinde değişikliklere neden olabilir.
Bilim adamları, enfeksiyondan önce ve sonra MRI (manyetik rezonans görüntüleme) taramalarında önemli farklılıklar buldular.
Hafif bir enfeksiyondan sonra bile, beynin genel boyutu biraz küçüldü, koku ve hafıza ile ilgili kısımlarda daha az gri madde kaldı.
Link: https://www.bbc.com/news/health-60591487
8) Bilim insanları bazı insanların Kovid-19'a yakalandıktan sonra koku alma duyularını kaybetmelerinin sebebinin genetik faktörler olduğunu açıkladı. (18.01.2022)
https://www.hurriyet.com.tr/dunya/koronavirus-sonrasi-koku-ve-tat-kaybinin-sebebi-genetik-faktorler-cikti-41984387
9) 2011 yılında koku ile ilgili Mehmet Öz'ün tavsiye haberi
"Koku alma duyunuzda azalma varsa günlük 600 mg alfa lipoik asit kapsülü alarak koku alma sinirini uyarın."
Link: www.haberler.com/amp/5-gunde-vucudunuzu-yenileyin-3189853-haberi/
10) "2002 yılında bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası koku alma duyusunu kaybeden 23 hasta üzerinde yapılan bir Alman araştırmasına göre, alfa lipoik asit yaklaşık 4 ay boyunca alındıktan sonra iyileşme fark edildi"
https://www.usatoday.com/story/news/factcheck/2021/08/31/fact-check-antioxidant-impact-covid-19-loss-smell-taste-unclear/8238417002/
11)Kovid 19 nedeniyle tat koku duyusunu yitiren bir hastanın videosu. Video, en çok paylaşılanlar arasında. Kaybettiği tat koku duyusu için alfa lipoik asit kullanmaya başladığını ve etkisini anlatıyor.
https://vt.tiktok.com/ZSdt1oCj9/?k=1
NOT 2: 2020 yılı aralık ayında parosmi oldum. O günden beri parosmi konusunda araştırma yapıyorum. 2021 yılı şubat ayında twitter'da @parozmi hesabı açtım, bildiklerimi ve diğer parosmi arkadaşlarının süreçlerini paylaşıyorum. Emeğime saygı duyulursa sevinirim.
Yorumlar
Yorum Gönder